sempati- anaokulları reklam
26 Mart 2019 Salı
Anasayfa > RÖPÖRTAJ > "ERDİNÇ KARGİDAN OLMANIN ZORLUĞU ÇOK"

"ERDİNÇ KARGİDAN OLMANIN ZORLUĞU ÇOK"

16.12.2017 15:36 12 14 16 18 yazdır
? Devletin özellikle madenlerde işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünde yasalarda yaptıkları değişiklik ve getirdiği yükümlülüklerden dolayı Maden kenti Zonguldak'ta son beş yıldır rödevansçı saha sahiplerinin yaşadığı sıkıntıları göze alarak kriz anında

Zonguldak'ta tanınmış ve bir o kadar da büyük bir aileye mensup olmalarına rağmen kurumsal yapıya geç zamanda kavuşmayı başarmış Kargidan ailesi adına, kaçak ocakçılıktan gelen madencinin oğlu Erdinç Kargidan kaçakçılıktan kurumsallığa uzanan başarı hikayesini anlattı.

Yaşının genç olmasına rağmen kökenden gelen işlerin başına geçerek kurumsal olma yolunda attığı adımda başarılarından söz ettiren Erdinç Kargidan, Zonguldak ekonomisini değerlendirerek, Zonguldak'ın kötüye gidişinden herkesin sorumlu olduğunu, iyiye gidiş içinde ayağa kalkmamız gerektiğinin altını çizdi.


"KEYİFLİ HAYATIMIZ VARKEN, MADENLE ZORLAŞTIRDIK"

Öncelikle kendinizden ve yaptığınız işlerden bahseder misiniz?

1974 Zonguldak Kilimli doğumluyum. Kilimli'de ticaret hayatına başladım. Ailemizin geçmişten gelen taşımacılık sektöründe bir işi vardı zaten bende onu biraz daha ileriye götürmeye gayret ediyorum. Taşımacılığın ardından kuyumculuk, ayakkabı, giyim mağazaları olan perakendecilik işimizi genişlettik. İstanbul Sultanahmet'te butik otel, restoran, market işi ile keyifli bir hayatımız varken madenle zorlaştırdık. Taşımacılık işimizde günde 4 bin kişi taşıyoruz. Zonguldak'ta 4 bin kişi taşımak kolay değil. Kurumsal yapıya benim taşıdığım sürede yaklaşık 25 yıl içinde girebildik. Eksiklerimiz müthiş fazla. Dışarıdan insanlar her şeyi dört dörtlük görüyor. Erdinç Kargidan olmanın zorluğu çok. Bende eksik kaldım ama arkadan müthiş bir gençlik geliyor. Eğitimleri yerinde, çalışma azimleri yine bizimki ile eşdeğer. Sadece onlar biraz geri kalmış. Ben sadece bu işin biraz reklamını kapıyorum onlardan. Onlar sesini çıkartamadığı için ben varım diyorum. Aslında ben falan yokum, hep beraber varız. Ben onları da tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum.

"DEVLET MADENCİYİ BİR YERDEN BATIRDI, ŞİMDİ DE TEŞVİK İLE ÇIKARMAYA ÇALIŞIYOR"

Zonguldak özel sektör madenciliğinin içindeki sıkıntılar nedeniyle herkes madenden kurtulmaya bakarken, ocaklarını kapatırken siz maden sahası aldınız. Buna deli cesareti diyebilir miyiz?

Bizim geçmişimiz madenle geliyor. Biz madende eskilerdeniz. Aile büyüklerimiz madenci idi. Onlarda kaçak kömürcü idi. Zonguldak'ta her doğan çocuk maden ile tanışmış olur, biz de onlardan biriyiz. Ben madende bu yıl yaşadığımız değişimi aslında o günlerde görmüştüm. Sadece ilgimi çeken devlet bir yerden madenciyi batırdı, şimdi teşvik vererek çıkarmaya çalışıyor. Çok ta ilginç oldu aslında. Ben şu iki yılda çok da ilginç şeyler yaşadım. Maden sahası aldığına pişmanmışsınız diye sorulursa eğer çok yoruldum. İnanla uğraşmak olan kısmı zaten bizim işimiz ama çamurla çorakla uğraşmak yordu beni. Ben zaten siyasete girerek de insanlarla uğraşıyordum. Ama dönüp baktığımızda maden ile hayatımızı zorlaştırdık. Çünkü ben hayatı keyifli olan adamlardan biriyim. Yine siyaset ile 2009 yılında biraz zorlaştırmıştım. Eyvah dedirtecek şekilde endişelerimiz olmuştu o kadar endişelerimiz oldu madende de. Şimdi keyif alıyoruz. İnşallah biz ülkemize de katma değer kazandırırız. Maden ile sorumlulukları biraz daha fazla omuzlayarak insanlara kendimi tanıtmak benim için biraz daha önemliydi. Sıkıntılı günler geçirdik, yorulduk. Yorulmayla da kalmadı. Ciddi bir şekilde de masraf ettik. Hala ailemizin içinde bile bunun karmaşalarını, sıkıntılarını da zaman zaman yaşadım. Başardık demiyorum, yeni başladık. İnşallah başaracağız. Bizim bu şehre borcumuz var. Bu şehre olan borcumu ben madenle ödemek istiyorum.

"MÜKEMMEL BİR ENERJİ BAKANI İLE ÇALIŞIYORUZ"

Ben sizi bulduğuma mutluyum çünkü maden sektörü ile ilgili kimden röportaj istediysem; "Madencilik mi kaldı neyi anlatacağız. Teşvikten de yararlanamadık" cevabını almıştım. Rödevansçı saha sahipleri teşvikten yararlanamadı mı?

Mükemmel bir Enerji Bakanı ile çalışıyoruz. Ben hükümet kurulduğunda Enerji Bakanında sıkıntı hissedenlerden biriydim. Belki biraz siyasi bakmıştım bu duruma. Mükemmel bir Enerji Bakanı ile çalışıyoruz. Sektörde biz eskiyiz dedik ama 15 yıl aradan sonra saha sahiplerinin içine katıldık. Aslında arkadaşlarımız son 8-10 yılda yaşadıklarının sıkıntısını çekiyor. Onlar da bizim gibi Zonguldak'a olan borçlarını ödeyecekler. İş güvenliği ve insan sağlığı üst düzeyde. Şikayetçi olmayacağız aslında bu kurallar bizi de koruyor. Ben bazen hayıflanıyorum bazen de iyi ki yapmışız diyorum. Hiç eksiksiz çalışıyoruz, hiç eksik olmaması, oradaki çalışan insanların şartlarını daha çok kolaylaştırmamıza fayda sağlıyor. Devlet denetleyecek, denetlemek zorunda. O da vatandaşını, iş adamlarını korumak zorunda. İkisini bir karşılıklı iyi niyetle yaptığımızda zaten başarı ortaya çıkacak. Bende onlar gibi yakınıyorum sadece biz onlardan biraz daha önde başladık. Onlar devletin o batırma kısmındaki karşılaştıkları durum onları bizden biraz daha fazla bunaltmış.  Ben kendimi onlardan biraz daha enerjik hissediyorum.

"ÇALIŞMAK İÇİN ÖZEL BİR ŞEY YAPMIYORUM,  BAŞARI İÇİN ÇALIŞIYORUM"

Bu başarının sırrı ne?

Bu başarının sırsı ama sadece çalışmak olmuyor. Rızkı Allah verecek. Ben öyle zorluklar yaşadım ki, o zorlukların içinde düşmanlarım bile oldu. Düşmanlarıma bir baktım, en yakınlarım. Kesinlikle herkesin çok çalışması lazım. Muhakkak ki rızkında olması lazım. Dürüst olmak lazım, düzgün olmak lazım. Sabah bitki çayı falan içen bir insan değilim. Çalışmak için çok özel yaptığım bir şey yok ama başarılı olmak için de çalışıyorum.

"MÜTHİŞ BABANIN OĞLU OLMAK, BENİ BİRAZ DAHA FAZLA KOŞTURUYOR"

Aileniz kalabalık, genç kuşakta fazla. Ama ön planda olan, adından söz ettiren sizsiniz. Ailenizde bu başarınızdan rahatsız olan oldu mu?

Başarı ailede sıkıntı hiç yaratmadı. Ben en küçük kardeş olmam sebebiyle hep biraz daha sevilen durumunda oldum. Ama dönüp baktığımızda nüfus kağıdımız genç kendimiz artık yaşlı görünmeye başladık. Onların sorumluluğunu sırtımıza aldığımızda biraz daha fazla koşturmamız gerektiğini hissettik. Ben müthiş bir babası olan biriyim. O müthiş adama ben Allah'tan rahmet diliyorum. O müthiş adamın oğlu babasının sorumluluğunu taşıyor diyelim. Abilerimin de bende destekleri çok büyük. Bazen kargaşa yaşasam da beni çok sevdiklerine inanıyorum. Bu da beni biraz daha fazla koşturtuyor. Şikayetlerimiz var, yoruluyoruz diyoruz ama maaşları dağıttığımızda da bizden mutlusu yok. Hiç maaş borcumuz olmadı. Bu şehirde alnımız ak, başımız dik gezdik. Bu da ayrı bir keyif veriyor bize. Bunu düşündüğümüzde de ayrı bir keyif alıyoruz zaten.

"BU ŞEHRE HEPİMİZ İHANET ETTİK"

Zonguldak ekonomisine nasıl bakıyorsunuz?

Bu soruya herkesin bakışı farklı. Ben bir saha sahibinin amcası olarak (Yönetim Kurulu Başkanı olarak) madende 58. Maddeye en çok karşı çıkanlardan biriyim. Eylemem   geldim, kendi sosyal medyamdan durumu anlatmaya çalıştım. Çünkü ben TTK'dan getirilen meyve suları ile babasını bekleyen, haşlanmış yumurtayı bekleyen bir adamdım. Bizim çocukluğumuzda o madencilerin çocuklarına getirdiği küçük şeylerle mutlu olan biriydim. Ben böyle bir adamın oğluydum. Bunlar bizi mutlu ediyordu. Aslında sonrasında 58. Maddeyi Enerji Bakanımız açıklayınca da bu yaptıklarımdan utandım. Sanki sendika da bize bunu anlatamadı. Hükümetle didişmemizi gerektiren bir durum ortaya çıkardı. Belki onlarında geçerli bir sebebi vardır. Hepsi bizim arkadaşımız. Onlarla çok fazla bu konuyu konuşma fırsatı bulamadım. Ama çok içim burkulmuştu. Eylem günü işi arkadaşlarımızdan bazıları; "Sanki burada ne işin var" der gibi baktı. Kardeşim ruhsat verilecekse bizim işimize yarıyor zaten ama ben ne babamın getirdiği meyve suyunu ne aldığı ayakkabıları unutmadım, hiç de unutmayacağım. Şehir kötü gitti. Başarılıyız diyoruz da işimizde başarılıyız. Şehre ne kattık. Ben bile az fırsat buldum, İstanbul'da otel yaptık. Bir yanım kalk git buradan diğer yanım sen burada yaşayamazsın sen bu şehre aitsin dediği halde ben bunu yaptım. Şehir ufaldı, küçüldü, önümüzde kaldı. Birazcık omuz vermeye çalışıyoruz ama altından kalkamıyoruz. İşsizlik halt safhada. Herkes suçlu. Siyasetçi suçlu, iş adamı suçlu, esnaf suçlu, basında çok suçlu. Hepimiz suçluyuz. Herkes adam gibi suçlu olduğunu söylesin. Herkes birbirini suçluyor. Bizim bu durumun içinden çıkmamız lazım. TTK satılması Zonguldak için kötü olur. Bizim Zonguldak olarak mutsuzluk problemimiz var. İş yapanda mutsuz, esnafta mutsuz, normal vatandaşta mutsuz. Biz ayağa kalktığımızda siyasetçiler de ayağa kalkacak. Onların bizi daha diri, dara iri görmeleri lazım. Enerji lazım, ayağa kalkmamız lazım. Suçlamak en kolaycı yol. Biz bu şehre yetersiz davranıyoruz. Kimse bir tarafa çekmesin. Herkes önüne baksın. Şehre ihanet ediyoruz. Bu şehre hepimiz ihanet ettik.

"HALK İSTERSE ADAY OLURUM"

Sizin siyasi yanınız var, CHP'den 2009 seçimlerinde Kilimli Belediye Başkan adayı oldunuz. 2019 seçimlerinde yeniden aday mısınız?

Parti üyesiyim. Parti delegesiyim. Ben 2009'da da siyaseti eline yüzüne bulaştırmış bir adamım. Aslında bugünde bulaştırıyorum. Siyaseti ticaret gibi yapmaya çalıştım. Belki Belediye Başkanlığı ticaret gibi yapıldığında başarılı olunabilir ama siyasetin ticaret gibi yapılmaması gerekir. Ben siyasette kendimi eksik görsem de özgüvenim sayesinde zannediyorum şunu öğrendim. Ben siyaset yapacağım, hele hele belediye başkanlığı yapacağım diyorsan bu senin istemenle olacak olan bir şey değil. Önce bunu halk isteyecek, sonra siyasi partin destekleyecek. Sonra hepsi bir araya geldiğinde de zaten başkan oluyorsun. Ben hepsini bir araya getiremeden aday olmuşum. Bugün 2009 öncesine beni döndürseler, 2009'da asla aday olmazdım. Şimdi aday olacak mısın diyorlar; "Siz isterseniz olurum" diyorum. Ben farklıyım, ben başarılıyım. Bu başarıyı da Kilimli insanı istiyorsa başkan olmamı da onlar istesin. Ben bunu bir daha talep etmeyeceğim. İnsanlar talep ederse, Kilimli'ye olan borcumu ödemek için başkanlığa hazırım. İnsanlar isterse olurum. Önce halka soracağım. Ne yapabilirsin derlerse maaş almam onun haricinde bilemiyorum. Sabah erken kalkarım, akşam geç yatarım, çok çalışırım, becerebilir miyim bilmiyorum. Onun için insanların seçip denemesi lazım. 


Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri