sempati- anaokulları reklam
23 Mart 2019 Cumartesi
Anasayfa > SPOR > “YAPTIKLARIMIZI DEĞİL, YAPACAKLARIMIZI KONUŞUYORUZ”

“YAPTIKLARIMIZI DEĞİL, YAPACAKLARIMIZI KONUŞUYORUZ”

25.10.2018 10:41 12 14 16 18 yazdır
Genel Maden İşçileri Sendikası Üzülmez Şube Başkanı Tayfun Demir, yapılan çalışmaları değerlendirerek, geleceğe yönelik projeler hakkında bilgi verdi
“YAPTIKLARIMIZI DEĞİL, YAPACAKLARIMIZI KONUŞUYORUZ”

Tayfun Demir kimdir?

Tayfun Demir kimdir?

Ben haktan biriyim. Halkla her zaman iç içe olan bir arkadaşınızım. Dostluklarımda hiçbir zaman beklenti içerisinde olmadım. Yaşadığım her hayatın içerisinde yanımdaki arkadaşımı ne kavganın içerisine sürükledim ne de ona sıkıntı yaratacak bir ortamın içine soktum. Ne iş hayatımda ne sosyal hayatımda ne de sokakta bir problem yaratmamak adına elimden geleni yaptım. Ben hep verici bir insanım. Nefesiyle beni uyutan, sevgisiyle insan sevgisi aşılayan bir çocuğum var. Onun o koca yüreği, onun sevgisi beni hayata ve insanlara sevgiyi öğretti. Karşılıklı birbirimize çok şey katıyoruz. 1988-1990’lı yıllarda Çanakkale’de bar kafe tarzı motel işletmeciliği yaptım. Çanakkale Kepez’den Güzelyalı’ya kadar 3 yıllık bir otel ve sosyal tesis işletmeciliğim var. 1990 yılına gelindiğinde bir karar aldık Antalya’ya gidelim dedik. O dönem Körfez krizi başladı. Körfez krizinin başladığı dönemlerde Antalya’da yatırımlar durdu, bütün rezervasyonlar durdu. Belki bizim için talihsiz bir dönem oldu. Olmamış olsaydı belki burada bir madenci olarak değil de otel işletmecisi olarak hizmet verecektim. 1991 yılı itibariyle Balıkesir’e gittim. 2 sene orada işletmecilik yaptım. 1994 5 Nisan kararları itibariyle Zonguldak’a döndüm. 1997 yılında TTK’ya girdim. 8 yıl havuz işletmeciliği yaptım. 1999’dan sonra Amelebirliği Merkez Yönetim Kurulu üyeliği yaptım. 2015 yılında hem Amelebirliği hem de GMİS Üzülmez Şube Başkanı olarak görevim devam etti. Hala Türk İş delegesiyim.  

2007 senesinden beri sendikal çalışmalarınız devam ediyor. Sendika çalışmalarınızdan, sendikanızdan ve şubenizin geldiği durumdan bahseder misiniz?

Öncelikle biz Genel Maden İşçileri Sendikası ve Üzülmez Şubesi olarak kendimizi hiç ön planda tutmadık. Bugüne kadar şubenin üzerinde görevlerimizi yapmaya çalıştık. Hem havzada hem de ülkede maden işçisi, özellikle Zonguldak’ı en iyi şekilde tanıtmaya, maden işçisinin neler yapabileceğini, ülkenin ekonomisine nasıl katkı verebileceği, birçok iş koluna neler katabileceği yönünde şube başkanı olarak çalışmalarımızı yaptık. Bu doğrultuda da önümüzdeki günler için hedeflerimizi koyduk.

Önümüzdeki süreçteki hedeflerinizden bahseder misiniz?

Yaptıklarımıza değil, yapacaklarımıza bakıyoruz. Özellikle kentin ekonomisine, kentin Ankara ve Türkiye’de örgütlenmesi ve kentin tanıtımı konusunda lobi çalışmaları, Zonguldaklıya ve maden işçisine eğitim ve sosyal tesis kazandırma, düşük ücrette çalışan arkadaşlarımızın emekliliğinde ve öncesindeki hayatlarına kolaylık sağlamak ve birçok konuda bu kentin insanına nasıl istihdam sağlayabiliriz ile ilgili çalışmalarımız var. Bunlarla alakalı hem kadro olarak doluyuz hem de önümüzdeki süreç içerisinde Genel Maden İşçileri Sendikasına gelebilecek, lokomotif görev yapabilecek insanların olması adına çalışmalar yapıyoruz. Uzlaşı içerisinde ölerek parçalayarak bölgesel olarak bir çalışma içerisine alırsak bizim asla Zonguldak olarak bir başarıya ulaşma şansımız olmaz. Bugüne kadar gelinen noktada mümkün olmadığını görüyoruz. Artık zaman birlik beraberlik zamanı, birlikte üretme zamanı. Zonguldak’ı sahiplenip Türkiye Taşkömürleri Kurumunu var olan gücü ile ayakta tutma zamanı. Bugün yanlış politikalara baktığımız zaman Eren Enerji’nin Zonguldak’a getirilip doların yükselmesiyle birlikte üretimde sıkıntı yaşar hale gelmesi, ÇATES’in özel sektöre verilmesinden kaynaklanan TTK’nın tökezlemesi, bölgede birkaç tane sahadaki rezervlerin özel sektöre verilmesi, Soma’ya verilen yer, Bağlık’a verilen yer vesaire kötüye gidiş görüyoruz. Mevcudu korumak, işimize ve ekmeğimize sahip çıkmak adına ne gerekiyorsa, kentin lokomotifi olmak için elimizden geleni var gücümüzle göstermek için çalışıyoruz. Ben işi seviyorum, çalışmayı seviyorum, çalışırken de yaratmayı seviyorum, var olmayı seviyorum.

Genel Maden İşçileri Sendikası Üzülmez Şubesi ve şahsınız olarak madencilik ve madencilerle alakalı eylemlerde ön planda oluyorsunuz. Bunun nedeni nedir? Madencilerin size güveni neye bağlı?

Eylem dediğiniz bizim haklı olarak işimizi sahiplenme ile alakalı vermiş olduğumuz çabadır. Bizim haklı sebeplerimizi de Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığımız göz ardı etmeyerek bir uzlaşı içerisinde tamamladık. Sorunlarımızı o an için çözdük. Ama bu tabi ki yeterli değil. Dün de söylemiştik kaygılarımızın olduğunu, bugün de söylüyoruz. Kaygılarımız var, 51 madde ile ilgili aynı kaygılarımız devam ediyor. Bugün bir ger, adım atıldı, mevcut sahalarla ilgili değil de atıl sahalarla ilgili çalışma yapılacağı belirtildi. Şube Başkanı olarak bizim önümüze ne kadar konulduysa, biz ne kadar aydınlandıysak, Genel yönetimin sözüne göre sözlerimizi söyledik. Şartların ilerleyen zamanda neyi götürüp, neyi getireceğini hep birlikte göreceğiz. Eğer içerde satıp dışarda satmamış gibi bir müdahale portresi içerisine girersek, insanları kandırırsak, gerçeklerle insanları yaşatamazsak, kent olarak ve kurum olarak ciddi zararlara uğrarız. Bugün ülkenin ekonomisine baktığımız zaman dünya ile savaşıyoruz dersek, milli enerji üretmezsek, yer altındaki kaynakları daha ciddi anlamda iş güvenliğini riske atmadan çıkarıp ülke ekonomisine katkı sağlamadığımız müddetçe bizlerde bu işlerin içerisinde kabahatliyiz, suçluyuz. Ben önce çuvaldızı kendime batırırım, iğneyi sonra başkasına batırırım. Ben hiçbir zaman tek taraflı düşünmem. Her zaman iki tarafında uzlaşı içerisinde olabileceğini, bu ülkenin, bu kentin bizim olduğu bilgisi içerisinde mantıklı bir şekilde hareket ederim, bütün arkadaşlarımıza da bütün toplantılarımızda özellikle işimizi yaşatma ve sahip çıkmak adına üretmek zorunda olduğumuzu söylerim.

Genel Maden İşçiler Sendikası TTK ile ilgili üniversiteye bir rapor hazırlattığını kamuoyuna duyurdu ama içerik anlamında tam olarak bilgi verilmedi. Sizin bu raporun içeriği hakkında bilginiz nedir? Raporda neler yazılıyor?

Bize üniversitenin TTK’nın uzun ölçekli iyileştirilmesi ile alakalı Üniversitenin bir çalışması olduğu söylendi. Bize kitapçık verildi. Kitapçığın özetinde hidrolik mekanize ayakların olması gerektiğidir. Ancak baktığımız zaman hidroliklerin, yarı mekanize veya tam mekanizenin bir buçuk iki yıllık çalışma süresi içerisindeki gelinen noktada hidrolik çalışma ile eski sistemin kalıp halinde hidrolik ayaklarla çalışmasının bazı bölgelerimize uyduğu bazı bölgelerimize de uymadığından dolayı bazı sıkıntılar olduğu yönünde makine mühendisi arkadaşımızın bir açıklaması oldu. Bize Genel Maden İşçileri Sendikası ne gibi bir çalışma yaptığı konusunda bize bilgi gelmedi.

Amelebirliği’nde de şubecilik yaptınız. Amelebirliği’nin son dönem çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?

Zonguldak halkının Ankara’da ki evi olarak bilinen Amelebirliği Misafirhanesi’nin akıbetinin ne olduğu daha bilinmiyor. Yaklaşık 3 yıldan beri yatıyor. 4 milyon gibi bir rakama tadilat olarak verildiği söyleniyor. Kentsel dönüşümle bunu ciddi anlamda hayata geçirip, günümüz ve ilerleyen günlerin şartlarına göre yapılmış olsaydı, mefruşatı ve dizaynı ona göre yapılsaydı, daha kaliteli olurdu. Yapılan masrafın da ne denli ileriye dönük yapıldığı görünmesi gerekirken, tadilat adı üstlenilen firmaya hangi şartlarda verildiği hem kamuoyuna yansıtılmadı hem de mevcut üyelerine de bir açıklama yapılmadı. Hala atama olmadığını görüyoruz. Bugün parlementer sistemden, başkanlık sistemine geçtikten sonra bir başkan ataması ile ilgili iki aydan beri bir çalışma yapılmamış. Müsteşarlıktan mı olur düşüncesinde söylemler var. Bu da geçmiş dönemdeki yönetimde olan arkadaşların hem denetlemeye hem müsteşarlıktan yönetime adam atamasından kaynaklanan ve o kaynaklanmalardan dolayı kendi maaşlarını arttırmaları, ikramiye koydukları ortada. Amelebirliği’nin asli görevlerinden biri maden işçilerinin üzerine ikraz adı altındaki yardım talebi çok cüzi miktarda verilmesi lazımken, Amelebirliği bugün giden masraf olarak bakıldığında maden işçisinden 7-8 puan bir para alıyor, benim kendi paramdan faiz alıyorsun ama yılda   2200 TL gibi son yardım adı atında bir para kesmesine rağmen maden işçisine 1100 TL gibi bir para veriyor. Kurum benden 2200 TL para alacak, 1100-1400 gibi para vereceksin. Bu bir haksızlık. Bu haksızlığın bir an önce giderilesi lazım. Bunu süreç içerisinde arkadaşlarımızın son yardımına yansıtması lazım. İkrazı veremiyorsun, son yardımı veremiyorsun, sosyal haklarını veremiyorsun, benim paramla hem bankadan faiz alıyorsun hem üyeden faiz alıyorsun. Konaklama gibi sosyal tesisini Per perişan etmişsin, mevcut elindeki yeri kaybetmişsin, ileriye dönük eğitim veya sosyal tesis adı altında bir çalışma yok. Daha önceki yönetim konut yapacağım dedi, HES projem var dedi, 700 kişilik çarşı merkezinde kız yurdu yapacağını söyledi. Ama sadece ortada Yurt İnşaatı için zararına alınan yerin halen daha başlamayan inşaatı var.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Gerekli hakların birçok mücadelesi verildi ve alındı. Bundan sonra önümüzdeki günlerde harici işçilerin kayıpları, üretimde çalışan ile sanatları ile ilgili çalışanlar arasındaki kayıplarla ilgili çalışmalarımız olacak. Onun dışında örgütlenmeyi ve lobi çalışmasının startını özellikle Ankara’dan vereceğiz. Maden işçisine yakışır bir şekilde 600/700 kişilik bir sosyal tesis çalışmasını yapacağız. Nereden sübvanse edileceği konusunda çalışmalarımız var. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde bu çalışmalarımızı yapacağız. Akabinde sigorta mali miladından sonra arkadaşlarımızın emekliliklerindeki kayıpları ile ilgili çalışmalarımızı yapacağız. Üreteceğiz, üreteceğiz, üreteceğiz. 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri